Başarıya nasıl ulaşılır?

Başarıya nasıl ulaşılabilir? soruya cevap verebilmekte olup olmadığı bir yana, eğer bu katılmayı başarmış olsaydınız, bahsedeceğim birkaç elemanın temel oluşturmada ve sonraki adımlar daha kolay atabilmede gayet yeterli olacağı iddiasında bulunurdum. Şartlar ki, hayatın her alanında zor olan bir maddi veya manevi unsur bir bütün olarak ele aldığımız vakitler, eksik parçalar yarattığımız bütünü kavrayabilmemizde ve bu bütüne ulaşmamızda zorluklar veya imkansızlık doğurabiliyor.

Somutlaştıracak olursam, her ne kadar insanlarla diyalog, alışveriş, birlikte vakit geçirme gibi etkileşimlerde bulunuyor olsak da biz bu dünyaya birey olarak geldik. Toplumsal olduğumuz kadar tekil canlılarız ve özümüzde benciliz. Herhangi bir durumda birine veya bir şeye bağlanma durumumuzda, dayandığımız bu kişi veya madde bağını kopardığı vakit sarsılırız, toparlanmamız bağlılığımıza oranla güçleşir. Bu yüzden başarı isteyen bir kimse asla bir olguya veya kişiye bağlanmamalı. Bu bağ olabildiğince zayıf kalmalı. Burada kastettiğim toplumdan kendini soyutlamak olarak anlaşılmamalı. Çetrefilli bir mücadele içerisindeyken genelde kaybı kabullenenler fiziksel yorgunluktan öte ruhsal sıkıntılardan ötürü kabullenir. Eğer bir şeyleri, özellikle ulaşılması, yapılması güç olanları gerçekleştirmek istiyorsak kişilerden-olgulardan kendimizi arındırmalı ve bu olguların yarattığı tahribata dayanıklı olup getirdikleri pes ettirme duygusunu bertaraf etmeliyiz.

Genel ve basit bir örnekle ana fikri bir kez daha vurgulayalım. Bir sınava hazırlanan birey, planlı bir şekilde günde sekiz saat çalışıyor olsun. İlk etapta istediği sonucu elde edemediği vakit, emeğinin karşılığını görememesinden ötürü zihinsel bir darbe alır. Daha sonra bu birey hiç çalışmayan, vaktini sınava hazırlanmak dışında birtakım aktiviteler ile geçiren birinin onu geçtiğini gördüğü vakit, saptaması gereken sorun dışında birtakım serzenişlerde bulunur. Onun önünde olan bireyin maddi durumu ile kendi maddi durumunun kıyası, zeka kıyası, kadere serzeniş, başka ülkede doğup o ülkede yalnızca rahat yaşayanların bulunduğu düşüncesi… Halbuki bu durumun düzelmesi için sayılan bu şartların gerçekleşmesi elzem değildir. Çalıştığı 8 saat içerisinde neler yaptığı, verimi nasıl arttırabileceği konusunda düşünmesi onu başarıya yaklaştıracaktır.

Kişi, ilk etapta sayılan çözüme götürmeyecek düşüncelerin yanında verimi arttırma çabası içerisine de girebilir. Burada da başarılı gördüğü kişilerin neler yaptığına bakıp onları uygulayarak çözüm öngörmekle yanlış yapar. Esasında bu yanlış değildir fakat genellikle her insanın farklı kalıpta olduğu unutulur. Açmak gerekirse farklı bir takım özelliklere sahip olduğu (farklı alışkanlıklara, farklı düşüncelere, farklı zeka seviyesine…) atlanır. Kişi başarılı gördüğü kişinin yapısına bürünmeye çalışır ve asla onun gibi olmayı beceremez. Becerikli ve başarılı insanların birçok ortak noktası bulunduğu söylenebilir fakat onların başarılı olmasını sağlayan etmenler aynı değildir.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *